Ortopedinin Değişmez Hastaları: Halı Sahacılar

Türk erkeklerinin vazgeçilmez eğlencesi olan halı saha maçları tam anlamıyla ayak düşmanı. Öyle ki bu maçlar esnasında sakatlanmayan yok gibi. Bu yaralanmalar; kötü ayakkabı, iyi ısınmama ve kötü zemine bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Halı sahada spor ve eğlence amaçlı yapılan futbol maçları, sakatlanmaların en yoğun görüldüğü alanlar. Bu yaralanmalara Türk spor kültürünün yetersizliği yol açıyor! Fulya Ayak Sağlığı Merkezi kurucusu, Ayak ve Ayak Bileği Cerrahı Op. Dr. Selim Muğrabi, ‘ortopedinin daimi hastaları‘ olarak nitelediği halı sahacılara uyarılarda bulunuyor ve bilgiler veriyor.

Halı Sahada Neler Tehlike Yaratıyor?

  • Halı saha oyuncuları maçlara çok kötü hazırlanan oyuncular oldukları ve maça ısınmadan çıktıkları için bu kişilerde genellikle tendon yaralanmaları oluyor.
  • Hafta içi hiçbir aktivite yapmaya zaman bulamayanlar hafta sonu spora yükleniyor. “Hafta sonu aktivitecileri” adı verilen bu grup genellikle hiç esneme yapmadan sahaya çıktıkları için aşil tendonu kopması sorunuyla sık karşılaşıyor.
  • Halı sahaların zemini genellikle çok kötü oluyor ve bu zeminlerde bir yaylanma sorunu bulunuyor. Yaylanılmadığı ve ayağın hazır olmadığı zamanlarda ayağa yük biniyor, stabilite problemi ortaya çıkıyor, ayak ve diz daha kolay döner hale geliyor.
  • Halı sahaya çıkarken özel bir ayakkabı seçilmemesi nedeniyle, kim ne tür ayakkabı bulduysa maça onunla çıkıyor. Halı saha yüksekliklerinin fazla olması sakatlanmalara yol açılıyor.

Dinlen, Buz Koy, Koltuk Değneğiyle Destekle, Yukarıda Tut

Halı saha maçı sırasında yaralanan­lara yönelik özel bir formül olduğunu söyleyen Dr. Selim Muğrabi, bu formülü herkesin aklında tutması gerektiğini belirtiyor. Hangi şartta olursa olsun eğer burkulma yaşandıysa, DBKY olarak kısaltılan; “Dinlen, buz koy, koltuk değneğiyle destekle ve yukarıda tut!” şeklinde açıkla­nan formül kanamayı engelliyor. Kana­manın engellenmesi halinde burkulma yaşayan kişi 1 hafta sonra işinin başına dönüyor. Şişme dokunun genişlemesi anlamına geliyor ve bu sorun ancak 3-4 ayda geriliyor. Formülün hedefinin şişliği engellemek olduğu belirtiliyor.

  • Halı saha maçlarında bağ kopması durumuyla nadir karşılaşılıyor. Problemin tendon olması durumunda sorun çok daha büyük oluyor ve kopması cerrahi müdahale gerektiriyor.
  • Kas ya da bağ yırtılması kendini 4-6 hafta içinde tedavi ediyor.
  • Bağ zedelenmesi, bağ yırtığı, damar damar üstüne binmesi diye tabir edilen sıkıntılarda, zarar gören bölüm aşırı gerilmiş hale geliyor. Tekrarlayan ayak bileği burkulması, yorulma ve ağrıya neden oluyor. Bu kişilerin bu sorun nedeniyle fizik tedavi görmeleri gerekiyor.
  • Maça çıkmadan önce ayağın sarılması çok doğru görülmüyor. Çünkü ayaktaki bağ çalışmadığı için genellikle dışarıdan sararak destek veriliyor. Bandaj yapıldığında sporla birlikte güçlenme olasılığı olan bağ daha da tembelleşip zayıflıyor. O kas ya da bağı evde bile yapılabilecek basit egzersizlerle güçlendirmek gerekiyor.
  • Bağ yırtığı teşhisi konulduğu anda bağın görevini yerine getirmediği anlaşılıyor. Bu durumda vakaya evde yapılacak egzersizlerden fizik tedaviye uzanan çözüm önerileri sunulması gerekiyor.

Bu sorunda ayağın 4-6 hafta kullanılmaması ihtiyacı doğuyor. Bu hastaların o dönemde sadece yüzebildiklerine dikkat çekiliyor. Hastaların 2 haftadan sonra ağrı ortadan kalktığında “Tedavi oldum” düşünceleri doğru bulunmayıp tekrar halı sahaya çıkmaya kalkmaları halinde süreç başa dönüyor.

 

Halı Sahaya Uygun Ayakkabı Alınmalı

Op. Dr. Selim Muğrabi germe egzersizlerin önemine dikkat çekiyor ve “Hangi spor yapılırsa yapılsın bu egzersizler ihmal edilmemeli” diyor.Halı sahaya uygun ayakkabı alınması öneriliyor.

Yapılacak spor ile ilgili hazırlıkların öğrenilmesi büyük yarar sağlıyor. Bunun yanında 5-6 dakika koşma, kardiyo çalışma ve benzeri egzersizleri de rutine eklemek gerekiyor.

Op. Dr. Selim Muğrabi
Op. Dr. Selim Muğrabi
1992 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2002 yılında Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını Haydarpaşa Numune Hastanesinde tamamladı. 2003 yılında Newyork Hospital for Special Surgery’de Ayak ve Ayak Bileği Servisi’nde eğitim aldı. Ardından İstanbul Cerrahi Hastanesinde Ortopedi birimde ayak cerrahisi uzmanı olarak çalıştı. 2007 yılında Türkiye’deki ilk ayak ve ayak bileği merkezi olan İstanbul Ayak ve Ayak Bileği Merkezini açtı. 2010 yılından beri ise kendisine ait olan Fulya Ayak Cerrahisi Merkezinde çalışmaktadır.