Aşil Tendonu İhmale Gelmez!

Okul çağındaki çocuğunuz, spor aktiviteleri sonrası, siz ise uzun süre ayakta kaldıktan ya da yürüdükten sonra ayak bileğinizde ağrı hissediyorsanız bunun nedeni adını Yunan mitolojisinden alan aşiliniz olabilir. İşte kişinin yaşam kalitesini düşüren Aşil Tendonu ile ilgili bilinmesi ve yapılması gerekenler…

Spor sonrasında, uzun süre ayakta kalışın ardından ayağınızda oluşan ağrının sorumlusu aşil tendonu olabilir. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde sık karşılaşılan bu sorunun risklerini azaltmak için yapılacaklar var. Fulya Ayak Cerrahi Merkezi’nden Ayak ve Ayak Bileği Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Selim Muğrabi, günlük yaşamımızda nedenini bilmediğimiz ayak ağrılarının akla aşil tendonunu getirmesi gerektiğine dikkat çekiyor ve “Aşil tendonunun ismi Yunan Mitolojisindeki Aşil’den geliyor. Homeros’un ‘İlyada’ adlı eserinde Aşil hızlı koşan birisi olarak tanımlanıp sadece topuğundan inciniyor”diyor.

GERME EGZERSİZLERİNİ İHMAL ETMEYİN

Peki bu sorunla karşılaşan çocuk ve yetişkinlerin ne yapmaları gerekiyor? Op. Dr Selim Muğrabi, herkesin hayatına aşil güçlendirme ve esnetme hareketlerini katması ve rutin hale getirmesi gerektiğini söyleyerek devam ediyor; “Aşil tendonu, vücudumuzda bulunan en uzun ve en önemli tendonlardan biridir. Baldırlardan topuk kemiğine kadar uzanan bu tendon çok güçlü ve esnek bir yapıya sahiptir. Aşil tendonu, ayak parmakların zemine doğru kuvvet uygulamasını ve bu sayede yürüyüp koşmayı sağlayacak güçtedir. Ancak bu kadar güçlü olan bu tendona gereğinden fazla yüklenilmesi hasar görmesine neden olabilir. Aşil tendonun hasar görmesine tıp dilinde ‘Aşil Tendiniti’ denmektedir. Bu soruna genellikle sporcular, gerekli germe egzersizlerini yapmayan, koşu yapan ya da koşu içeren sporlarla ilgilenen kişiler maruz kalır.”

SORUNA YOL AÇAN NEDENLER!

  • Koşma hızını aniden artırmak
  • Yüksek topuklu ayakkabılar giyerek tendonun kısalmasına yol açmak
  • Isınma hareketleri yapmadan hızlıca harekete geçmek
  • Rutin çalışmalara, tendona aşırı yük bindirecek çalışmalar eklemek (yokuş koşuları, merdiven çıkma egzersizleri vb)
  • Düz taban ayak yapısına sahip olanlarda tendonun aşırı yük altında kalması

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

  • Tendon üzerinde şişlik,
  • Koşma gibi egzersizlerin ardından, sürekli kötüye giden ağrı ve sızlamalar,
  • Bacakta güç kaybı hissi
  • Sabahları uyandıktan sonra ilk 2-3 dakika topuğun 3- 4 cm üstünde hissedilen hassasiyet
  • Koşmadan hemen sonra, tendonda hissedilen lokalize veya diffüz ağrılar
  • Kasın kullanılmasıyla tendon sertliğinin gözle görülür şekilde azalması

Not: Başka bazı rahatsızlık durumlarında da yukarıdaki semptomlar meydana gelebildiği için en güvenilir teşhis açısından ortopedi uzmanına görünmelisiniz.

TEDAVİDE YAPILMASI GEREKENLER

  • 2-3 hafta boyunca yürüme, koşma veya aşil tendonunun kullanılmasını gerektirecek her türlü aktiviteyi yapmayı bırakmak
  • Aşil tendonunu güçlendirmek ve esnekliğini artıracak egzersizler ile beraber çeşitli tabanlıklar ve topuk destekleri kullanmak
  • Steroid gibi maddeler içermemek kaydıyla antiinflamatuar kullanımı
  • Tendonda meydana gelecek hareketleri engellemek için tasarlanmış özel bandajlar
  • Doktorun önerisi altında fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamak. (Semptomların inatçı olduğu hastalarda PRP enjeksiyonları ya da aşil botu kullanılması gerekebilir.)

SON BAŞVURULMASI GEREKEN YÖNTEM CERRAHİ

Cerrahi müdahale, genelde en son başvurulması gereken yöntem olarak değerlendiriliyor. Eğer tendonu örten tabakada sürtünme varsa bu durum yapışık bir dokunun ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Tedavisi bir operasyon ile gerçekleştiriliyor. Tedaviden sonra hastaya uzun bacak alçısı uygulanıyor. İyileşme süreci genelde yavaş olup 6-10 hafta arası sürebiliyor.

RİSKİ AZALTMAK İÇİN BUNLARI YAPIN

  • Koşu ya da egzersizlerden önce hafif ısınma hareketleri ile aşil tendonu iyice ısıtıp esnetin.
  • Egzersizler için topuğunuza destekleyen, uygun ve sağlıklı bir ayakkabı seçin.
  • Baldır kaslarını gerip kuvvetini artırın.
  • Koşma hızınızı ve mesafeyi yavaş yavaş artırın. (Önerilen, her aşama için yüzde 10’dur.)
  • Ayağınıza yükleyeceğiniz her türlü sert ve ani hareketlerden kaçın.
  • Egzersizlerinizden sonra vücut ve ayaklarınızı tam anlamıyla dinlendirin.
Op. Dr. Selim Muğrabi
Op. Dr. Selim Muğrabi
1992 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2002 yılında Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını Haydarpaşa Numune Hastanesinde tamamladı. 2003 yılında Newyork Hospital for Special Surgery’de Ayak ve Ayak Bileği Servisi’nde eğitim aldı. Ardından İstanbul Cerrahi Hastanesinde Ortopedi birimde ayak cerrahisi uzmanı olarak çalıştı. 2007 yılında Türkiye’deki ilk ayak ve ayak bileği merkezi olan İstanbul Ayak ve Ayak Bileği Merkezini açtı. 2010 yılından beri ise kendisine ait olan Fulya Ayak Cerrahisi Merkezinde çalışmaktadır.